2022 TURİZMDE UMUT DOLU AMA TEDBİRİ ELDEN BIRAKMADIĞIMIZ BİR YIL OLACAK
Türkiye’de turizm sektörünün durumunu her yıl tek bir kelime ile betimleyecek olsaydık kuşukusuz 2022 yılının kelime karşılığı ‘umut’ olurdu. Öyle ki ,2022 yılı beklentileri ile ilgili öngörülerin çoğunda 2022 yılı için mutlak bir umut hakim. Özellikle Q3 veQ4 olarak belirtilen yılın 3 ve 4. yarısında turist sayısının 2019 ‘u yakalayacağına ve kurdaki artış nedeniyle gelirinde beklenin üzerinde olacağına kesin gözle bakılıyor.
2022, özellikle yurtdışındaki büyüme fırsatlarını değerlendirileceği bir yıl olacak. Bakanlık tarafından belirlenen ve sektöründe heyecanla ‘yapabiliriz’ dediği hedef rakamlar ise 45 milyon Turist ve 35 milyar usd gelir. Hepimizin ortak dileği bu beklentinin gerçekleşmesi hatta üzerine çıkmamız. Çünkü turizm her ne kadar yeterince iyi anlaşılamıyor olsa da 38 farklı sektörü doğrudan etkileyen gerçek bir endüstri ve ülke ekonomisi, refahı için çok değerli.
2020’nin başından bu yana dünyanın ve sektörümüzün yaşadığı tüm olumsuzluklar aşı bulundu salgın bitecek derken 2021 yılının son günlerinde varyantlarının özellikle omicron ‘un ortaya çıkması pek çok kez düze çıkmaya çalışan sektörümüz için beklenmedik çelmeler oldu bu nedenle 2022 ‘ye umutla bakabilmemiz çok önemli. Bu süreçte elbette Türkiye turizmi için olmazsa olmaz olan Avrupa ülkelerinde yeni varyantlar ile mücadele sürecindeki seyahat kısıtlamaları önemli .Avrupa ülkelerinden Almanya (gurbetçilerimiz nedeniyle) en önemli pazarımız , Rusya ve İngiltere bizim için oldukça önemli diğer pazarlar. Kurlarda yaşanan ani çıkışlar nedeniyle Bulgaristan , İran gibi komşu pazarlar ilk 3 te yerlerini aldılar. Hükümetin olumlu Afrika işbirlikleri nedeniyle Afrika pazarı da önem kazanmaya başlayacak gibi görünüyor. Ancak diğer taraftan bilmeliyiz ki bir iki kritere bakarak 2022 yılının sektörümüz için iyi bir yıl olacağı umuduyla yetinip konfor alanımızdan ayrılmadan beklemek doğru değil. İçinde bulunduğumuz dönem tüm dünya için eskiye dair bildiğimiz her şeyin unutulduğu ve yeniden yazıldığı bir süreç . Turizm ve konaklama sektörü de bu süreçten fazlasıyla payını aldı seyahat alışkanlıkları değişti, artık insani olan her şey çok daha önemli. Güven, hijyen ,sağlık, doğa ile daha fazla iç içe olma, diğer canlılar, tabiat, sürdürülebilirlik, karbon ayak izi, çalışma hayatındaki düzenlemeler, aşı pasaportu, dayanıklılık ( resilience) ve metaverse artık yeni dünyamızın vazgeçilmez kelimeleri oldular, hal böyle iken turizmdeki yeni oluşumları ve trendleri de gözden kaçırmamak gerekiyor. Dünya turizm otoriteleri turizm sektörünün krizden çıkış noktası olarak İç Turizmi adres gösteriyor. Aynı şekilde yere markaların korunması, bölgesel turizmin artmasına yönelik önemli çalışmalar yapılıyor. Ülkemizde ise turizmin büyük ölçüde dövize yani dış pazara bağımlı olması iç pazarın hak ettiği ilgiyi görmemesine neden oluyor. İç pazara yönelik yeni tur paketlerinin hazırlanması , fiyatlandırmanın yapılandırılması ve insanların tatile ciddi anlamda teşvik edilmesi gerekiyor. Bu konuda rakiplerimizin hayli gerisinde olduğumuzu belirtmek isterim. Aynı şekilde pandemi ile birlikte önemleri belirgin bir şekilde ortaya çıkan lokal ürünler, lokal markalar ve lokal rehberler gibi pek çok etkenin yeniden yapılandırılması ve değerlendirilmesi gerekiyor. Gastronomi ve Restoran sektöründe bu değişim göze çarpacak, menülerde sağlıklı yiyecek alternatifleri artacak veya menülerin tamamı sağlıklı menüye dönüşebilecek, lokal yiyecekler ,lokal üreticilerden alınacak,etnik yiyecekler, içecekler menüde yerlerini alacaklar. Eskimeyen sokak lezzetleri, atıştırmalıklar ise aynı lezzette vegan alternatifler sunmaya başladılar bile bu artarak devam edecek.. Özellikle çevre , sürdürülebilirlik ve karbon ayak izi konuları önemli bu konularda hükümetlerinde koyduğu ciddi kurallar ile birlikte turizm sektörü olarak hem seyahat acentalarının, transfer ve taşıma firmalarının, otellerin bu konulardaki hassasiyetlerini , aldıkları önlemleri daha fazla konuşmaları gerekiyor. Bu işin bir marka PR aracı olarak değil dünyanın geleceğini gerçekten düşünen işletmeler olarak hareket etmeleri şart. Yine hem pandemi hem de karbon salınımının dünyaya verdiği zararları bir nebze önlemek için havayolu taşımacılığının zorunlu olmadıkça yapılmayacağı bu alışkanlığın yıllar içinde mecburen azalacağı ortadayken tren seyahatleri ve river cruise turizmi önemli ölçüde artıyor. Turizm çeşitlenmesinde konaklamaların ev / butik otel tatiline evrilmesi kadar ulaşım araçlarındaki değişim trendleri de dikkate alınarak yeni programlar yapılabilir görünüyor. Last minute diye tanımladığımız son dakika seyahatler artmaya devam edecek, omicron varyantı sebebiyle uzun mesafe seyahatler hala sınırlı olarak yapılacak gibi görünüyor. 2022 ‘de sağlık , wellness turizmi de zirvede olacak, ülkemizin bu konuda oldukça tecrübeli ve başarılı olduğunu biliyoruz. Fakat tanıtım konusunda biraz daha güçlü olmamız gerekiyor. Türkiye’de kültür ,sanat turizmi hala gerektiği şekilde ele alınmıyor. Oysaki sanatın iyileştirici etkisini unutmamalıyız. Sanat ve kültür insanları birleştirir. Ülkemiz sanat ve kültür turizmine 2022 yılında daha fazla ağırlık verilmeli. 2022 de artık dijitalleşmekten bahsetmiyeceğiz yepyeni bir dünyada yaşamaya başlıyoruz; Metaverse dünyası. VR ve AR teknolojileri hemen hemen her yerde tatile çıkıp toplantıya katılabileceğiz hem de avatarlarımız aracılığı ile. Bu konuda daha fazla bilgi sahibi olmak isteyenler NY&Co olarak bizi takip edebilirler zira konaklama sektörü için bu konuda dünyanın en iyisi ile bir işbirliği yaptık.2022 yılı global otel ve seyahat markaların , dijital markalar ile birleştiği çokça satın almanın gerçekleştiği bir yıl olacak. 2022 yılında tüm sektörlerin ama en çokta turizm sektörünün zorlanacağı iki konu kalifiye personel bulma ve enflasyon olacak. Özellikle personel konusu önemli zira pandemi sürecinde pek çok kalifiye, tecrübeli personel işini kaybetti ve sektörden tamamen koptular bu personelin telafisi oldukça zor ve 2022 de bu sorun ciddi olarak büyümeye devam edecek gibi görünüyor. Kısaca 2022 yılı belki bir anlamda Türkiye turizminin zorlandığı ancak öte yandan dünyadaki göz alıcı değişimleri takip edip sektörün yeniden yapılandırması için çok önemli bir yıl .
Eski söylemlerle yeni dünyaya hazırlıklı olmamız mümkün değil ve 2022 artık Türkiye turizmi için yepyeni şeyler söyleme, fikirler üretme zamanı. 2022 yılı turizm sektörü için umut dolu bir o kadar da tedbiri elden bırakmadığımız bir yıl olacak .


Bir cevap yazın